Baskı Sanatı Nedir

Baskı sanatı, boya ve mürekkep kullanarak metin ve görüntülerin mekanik olarak oluşturulmasıdır. Kopyalama ve çoğaltma işlevleri, baskı sanatında belirgindir. Baskı tekniği ilk olarak Almanya'da kullanılmıştır. Tarihi ile ilgili detaylardan az sonra bahsedeceğiz. Baskı sanatı öncelikle düşüncelerimizi ve duygularımızı yansıtır. Bu işlevi matbaacılık, reklamcılık, promosyon ve organizasyon sektörleri takip etmektedir ve kullanmaktadır. Çeşitleri linol, taş ve ağaç baskıdır.

Günümüzde hızla gelişen ve yenilenen teknoloji ile birlikte kültürel ve ekonomik değişimlere bakış açıları, sanatçıları yeni ifadeler ve tasavvurlar aramaya yöneltmiştir. Teknolojik gelişmelerin baskı tekniklerini şekillendirdiği ancak aynı zamanda çeşitliliği artırdığı (örneğin dijital baskı, video baskı) ve hatta sınırlandırdığı geleneksel olanları da bünyesinde barındırdığı bilinmektedir. Grafikler, kelimenin geleneksel anlamıyla çeşitli kullanımları, yumuşaklığı ve kenar boşluklarını göz ardı etse de sanatçının imzası belirgin bir şekilde orijinaldir. Gerçek şu ki, çeşitlilik sürekli artıyor ve sınırsız bir ortamda yeni keşifler kaçınılmaz. Bu nedenle deneysel ve entelektüel yöntemlerin ve disiplinler arası yaklaşımların grafiklere yeni bir ivme kazandırdığı söylenebilir.

Baskı Teknikleri

Litograf Baskı

Litografi, yağ ve suyun karışmaması esasına dayanan düz bir yüzeye yapılan baskı türüdür. Kireç taşı üstünde yağlı mürekkep kullanılarak çizilmiş figür ve yazıların bunlara uygun hazırlanmış kağıtlara basımıyla oluşturulur. Litografi olarak da adlandırılan tekniğin günümüz ofset baskı tekniğinin de ilk örneği olduğu düşünülmektedir. Modern ofset litografi, temel taşlarını litografiden alır. Kireçtaşı yerini matris adı verilen fotokimyasal yöntemlerle hazırlanan çinko ve alüminyum levhalara bıraktı.

Baskı Sanatı Nedir, Baskı Sanatı Teknikleri

Litografik tekniğin ortaya çıkışı, 1796 yılında Alman aktör ve yazar Alois Senefelder tarafından tiyatrolarda kullanılmakta olan afişlerin maliyetini düşürmek amacıyla ortaya konuldu. Ancak bu teknik, Vollstandiges Lehrbuch der Standrickerey'e (kapsamlı litografik kitap) kadar bir sır olarak kaldı. Uygulama için kullanılan kalker, oluşumundaki gözenekleri kalsiyum karbonattan alır. Kağıda uygulanmadan önce 6-8 cm derinlikte hazırlanan plaka şeklindeki kireçtaşı pürüzsüz hale gelinceye kadar düzeltilir. Yazı ve/veya görsel pürüzsüz bir yüzeye uygulandıktan sonra özel bir mürekkeple kağıda basılır. Mürekkep bu baskıda en önemli detay olarak karşımıza çıkmaktadır.

C Print Diasec

C-Print veya kromojenik baskı, renkli fotoğrafçılıktan elde edilen kimyasal baskıdır. Pozlamalı gerçek ışığa duyarlı fotoğraf kağıtlarına yapılan baskılar kalıcı, yüksek çözünürlüklü ve parlak renklerdi. C-Print Diasec ise az sonra bahsedeceğimiz diasec baskının C Print ile birleşmesi ile oluşur.

Diasec Baskı

Yüksek çözünürlüklü, kaliteli ve özel fotoğraf kağıtlarına yaptığımız baskıları şeffaf akrilik cam ile kalıcı olarak birleştiren patentli bir sunum tekniğidir. Şeffaf akrilik camın çeşitli ışık geçirgenlikleri ile kırılması sayesinde sıradan camlara göre daha keskin, canlı ve parlak renkli fotoğraflar elde ederiz. Fotoğraflarınızdaki en iyiyi ortaya çıkararak hassas konturları, derin ve keskin görüntüleri görmenizi sağlar.

Dijital Kolaj C-Print

Kolaj, çeşitli malzemelerin belirli bir yüzeyle bir plan içinde birleşimidir. Dergi, gazete, fotoğraf ve istenmeyen postalardan alınan fotoğraflar gibi materyaller bu amaçla kullanılabilir. Bu malzemeler dik açılarla kesildikten sonra kağıt veya kanvas yüzeylere yapıştırılır. Kolajın dijital ortamda ve az önce de bahsettiğimiz C-print ile yapılmasıyla eşsiz baskılar açığa çıkabilmektedir.

Fine Art Baskı

Fine Art, maksimum kalite, dayanıklılık ve gerçekçi renkler için çabalayan profesyonellerin tercih ettiği baskı türüdür. Özel reprodüksiyon makineleri, kullanılan mürekkeplerin kalitesi ve kullanılan baskı malzemeleri Fine Art baskıyı oluşturan üç ana unsurdur. Baskı işleminde kullanılmakta olan pamuk veya alfa selülozdan yapılmış kağıt ve kanvas; farklı doku seçenekleri ile baskılara derinlik ve sanatsal hava katarak ağartıcı kimyasal, asit ve lignin içermediğinden sararma ve çatlama yapmaz. Bu nedenle müze, sanat galerisi gibi koleksiyon konumlarında belli süre sergilenecek basılabilir eserler için ilk tercihtir. Özel olarak geliştirilmiş ve uygun ayarlı hale getirilmiş Fine Art baskı makineleri istediğiniz detayları, kaliteyi ve renk doğruluğunu kolayca sunarken, kullanılan su bazlı mürekkepler en doğru renkleriyle zamanı yok sayar ve işinizin uzun yıllar boyunca ilk günkü gibi görünmesini sağlar.

Özel Tuval Baskı

Tuval, dört şerit üzerine gerilmiş beyaz bir kumaş üzerine çeşitli boyalarla boyama yapmanızı sağlayan bir araçtır. Tuval baskı; istenilen bir resmi siyah beyaz olarak tuval üzerine basma yöntemidir. Tuval üzerine baskı yöntemi resim sanatına ilgi duyan amatörlere ve profesyonellere hitap edecektir çünkü baskılı tuval ile boyama yapmak daha kolay hale geliyor. Çekmek istediğiniz fotoğrafı göndererek, kanvas üzerine basıp ardından elinize alıp istediğiniz renklerde kolayca fotoğraf çekmeniz mümkün.

Özgün Baskı

Özgün baskı içeriği benzerlerinden farklı olarak genellikle tuval resimleri gibi orijinal olarak kabul edilmez. Ancak ilkel baskı teknolojisi diğer resim sanatları gibi farklı bir üretim aracıdır. Sanatsal baskıda oluşturulan metin ve resimler, çeşitli malzemeler ve farklı teknikler kullanılarak yeniden üretilir. Matbaa, eski çağlardan beri var olan bir teknolojidir, sürekli değişim ve gelişimden sonra günümüze kadar devam etmektedir. Baskı dediğimiz şey, aynı parçaların tekrar tekrar ve sürekli olarak üretilmesi işlemidir. Sanatsal baskılar orijinal olduğu için diğer baskı türleri ile karıştırılmamalıdır. Diğer sanat dalları gibi kopya değil, üreticinin imzasını taşır, dolayısıyla her eserin sanatsal değeri vardır.

Porselen

Porselen baskıda grafik bölümünde ön hazırlık yapılır. Boyut ve renk ayrımları yapıldıktan sonra vektör çizimi film çıkışına gönderilir. Daha sonra pozlama makinesinde işlenir ve uygun ipek kalıplar otomatik veya manuel makinelerde basılır. Bu aşamada renk hazırlıkları yapılır ve baskı işlemi için özel serigraf kağıtlar kullanılır. Son olarak porselen veya seramik ürünler için uygun yerlere baskı yapılarak pişirim bölümüne gönderilir.

Siyah Beyaz Fotoğraf

Arşiv kalitesini sunan Siyah ve Beyaz Pigment Baskı, keskin ve kontrast ayrıntılarla yoğun gölgeler ve vurgular sunar. Siyah beyaz pigment baskılar, galeriler tarafından tonal kaliteleri ve arşiv kaliteleri nedeniyle tercih edilmektedir. Siyah Beyaz Pigment Baskı, Giclée Fine Art baskıları kullanılarak güzel sanatlar kağıtlarında üretilen siyah beyaz baskıları tanımlar. Siyah Beyaz Pigment Baskı, C-Tipi baskıların ürettiği çok az veya hiç renk tonu olmayan baskıların aksine gerçek tonda siyah beyaz baskılar ve görüntüler üretir.

Baskı Sanatı’nın Dünya’da Ortaya Çıkışı

Oyma, yani sert bir yüzeyde çizgiler keserek desen oluşturma, en eski sanat tekniklerinden biri olarak kabul edilir. İnsanların desenleri sert çizimlere oyma eğilimi Paleolitik dönemden beri bellidir. Taş, boynuz, kemik gibi malzemeler üzerine keskin bir aletle çizilen çizgiler, günümüzde matbaa sanatının ilk örnekleri olarak kabul edilmektedir.

Avrupa'da baskı sanatı, 15. yüzyıldan sonra çeşitli ustaların resimlerini kopyalayarak yeniden üretmeye başlamasıyla önem kazanmıştır. Bu anlayış, sanatçıların o zamanki Rönesans akımının etkisiyle eski Yunan ve Roma heykellerine olan ilgisinden doğmuştur. Baskı sanatının en büyük ustalarından biri Albrecht Dürer'dir (1471-1528). Ahşap üzerine baskı, kuru kazma ve bakır üzerine asitle aşındırma teknikleri kullanan baskı sanatı, onun ellerinde bambaşka bir anlam kazanmıştır. Tarama, noktalama ve çaprazlamanın tüm olanaklarını kullanan Dürer, detayları büyük bir özenle ve incelikle oymuş, hatta doku ve renk etkisini elde edecek kadar ileri gitmiştir.

19. yüzyılda fotoğrafın keşfi ve halkın yeniden üretim tekniğine kayıtsız kalması, grafik sanatçılarını yeni arayışlara sevk etti. Bu yüzyılın sonunda bilim alanında yapılan yenilikler ve bunların insan yaşamına uygulanması sonucunda toplumda toplumsal bir değişim yaşanmıştır. Bu değişim kuşkusuz sanatçıları da etkileyecektir. O dönemde James Ensor Rensir gibi ustalar, dönemin yeniliklerinden yararlanarak çeşitli teknikler kullanarak kendi tarzlarında grafik çalışmalar yaptılar.

Baskı Sanatı’nın Türkiye’de Ortaya Çıkışı

1883 yılında Sanayi-i Nefise mektebinin kurulmasıyla birlikte, aynı zamanda Gravür Dairesi (Hakkaklık) da kurulmuştur. Bölüm, 1897'de matbaa tekniklerinin eğitime ilk kez dahil edildiği ve atölyeyi cumhuriyetin kuruluşuna kadar Nesim Efendi'nin yönettiği 1897 yılına kadar sancılı bir süreçten geçmiştir. Daha sonra atölye 1936 yılına kadar kapatıldı.

Cumhuriyet'te Batılı kültür algısı, hayatın her alanında hakim görüş olarak etkisini göstermektedir. Ülkemizde bu eğitim sisteminin kurumsallaşması için yurt dışından düzenli olarak eğitimci-uzmanlar getirilmiştir. Bu anlamda baskı resim alanındaki belki de en önemli deneyim, Leopold Levy'nin Türk hükümetinin çağrısı üzerine Aralık 1936'da İstanbul'a gelmesi ve Akademi'de resim bölümünün başkanlığını üstlenmesidir.

1960'lardan sonra Batı'dan elde edilen teknik ve estetik donanımlar sayesinde grafikle profesyonel bir ilişki kurulmuş ve sanatçıların bakış açısında önemli bir değişim yaşanmıştır. Özellikle Almanya ve Fransa'da uzmanlaşan sanatçılar, Batı'da olduğu gibi grafik sanatların tüm yönlerini öğrenerek anavatanlarına döndüler. Bu dönemden sonra ülkemizde birçok yeni sanatçı ve özgün eser ortaya çıktı.

Sanat Koleksiyonerliği yazımız da ilginizi çekebilir.

Sitemizdeki baskı ürünlerimizi incelemek ister misiniz?