Nedir Bu NFT?

 Beeple - Everydays: The First 5000 Days / Dijital Kolaj

(Beeple - Everydays: The First 5000 Days / Dijital Kolaj)

NFT, hız çağının karşı konulamaz el çabukluğuyla gündemdeki yerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olsa bile, henüz hala dillerde dolanmaya devam ediyor. Ama özellikle sanat takipçileri ve ekonomistlerin kulaklarını dolduran bu ismin tam olarak neyi ifade ettiğini bilmeyenler var. Bu yüzden NFT’nin ne olduğuna ne olmadığına ne gibi tehlikeler ve faydalar sağladığına bir de burada değinelim.

NFT Nedir?

Non-fungible token (değiştirilemez jeton) dijital bir tescil şeklidir, bir sanat biçimi değildir. Fakat sanata sanal ortamda dolaşım imkânı vermesi ve çağdaş sanatın yeniliklere açık tutumu, NFT’nin sanatla eş olarak algılanmasına neden oluyor. Aslında olan, sanat üretiminde teknolojinin ön plana çıkmasıdır. Tamamen dijital işlerin soyut yapılarını destekleyen bir sistem sunar NFT. Elle tutulamayan sanat eserlerinin aidiyetini tescil eder, bu sayede eserin el değişiminde güvenilir bir ortam sunar. Hatta, sanatçı ile alıcı arasında doğrudan bir iletişim kurulmasını sağlar. Yani NFT’ler, kripto sanat çağının tapu sicilleridir.Dijital eserlerin tescillenmesi ve varlığının dijital ortamda devam ettirmesini sağlayan NFT; resim, şarkı, video veya GIF şeklinde bulunabilmektedir. Özetlemek gerekirse NFT bir dijital sertifikadır ve sanat eserleri dijitale bu yolla uyarlanmış olur.

Yakın zamanın çok konuşulan ve akılları meşgul eden konusu NFT, ilk olarak 2017’de ortaya çıktı ve ilk defa bir sanat projesiyle bir araya gelmesi de aynı sene gerçekleşti. Cripto Punks ile başlayan bu ilk, Pixel Sanat projesiyle devam etti. Sonra bir süre sessizliğe gömülen NFT, 2020’de yeniden canlandı ve Beeple mahlaslı sanatçının çalışmalarından birinin NFT’si $69 milyona satıldı.

İşte bu canlanma, fiziksel dünyadan uzaklaşıp sanal dünyaya açıldığımız pandemi günlerinde yaşandı. Çünkü sanatçıların verimli çalışma fırsatı bulduğu ve sosyal medya yoluyla görünürlük kazandığı bu dönemde, sanatlarını dijital ortama taşıyarak yaratıcılıklarını ve ulaşılabilirliklerini arttırdılar. Dünyanın dört bir yanından koleksiyonerlerle, aracısız olarak iletişime geçtiler.

Değişken para birimleri olarak gördüğümüz dolar, hisse, sanal para birimleri veya altın külçelerinin aksine, "değişmez" NFT varlıkları benzersiz ve sanatsal öğelerdir. Elinizdeki Bitcoin ile başka kişilerde bulunan Bitcoin aynı değerdedir. Değişmez Jetonlar (NFT), fiziksel dünyadaki koleksiyonların dijital bir temsilidir. Ancak her bir bitcoinin farklı bir değere sahip olduğunun göz önünde bulundurulması gerekir. O zaman bir birey ve bir ortam olmaktan çıkar. Bu, NFT'nin varlıklarının durumudur. Aynı şeylerin birçoğu olsa da, birinin gerçekliği ve mülkiyeti kesin olarak bilinebilir. NFT'lere örnek vermek gerekirse dijital ortamda sunulmuş sanatsal değeri olan ürünler, spor kartları, internet üzerinde alan adı olarak bulunan sanal dünya parçaları ve kripto para birimlerinde kullanılan IP adresi veya cüzdan adları verilebilir.

Değiştirilemez sanal paralar, özellikleri nedeniyle genellikle telif hakkıyla korunan ürünler oluşturmayı amaçlar. Örneğin; bir sanatçı, geri alınamayan bir simge olarak kendi sanat eserini yarattığında ürünün her satışından pasif gelir elde eder.

NFT'ler, benzersizliklerini kanıtlamak ve alıcıların mülkiyeti haklarının korunmasını sağlamak için bir blok zincirinde kayıtlı benzersiz dijital varlıklara bağlı dijital sertifikalardır. NFT'nin değeri, eşsizliğine bağlıdır ve dijital sanatçıların çalışmalarıyla gelir elde etmelerini sağlar. Detaylı koruma sistemleri sayesinde kopyalanmaları, bölünmeleri veya değiştirilmeleri mümkün değildir. Bir video oyunundaki çizimlerden oyun içi para birimine kadar neredeyse her şeyi temsil edebilirler. Hiçbir iki NFT birbirine benzemez. Bu benzersizlik ve özgünlük onlara değer verir.

Değişmez sanal paralar, kolayca ayrılacak ve doğrulanacak şekilde özel olarak tasarlanmıştır. Tipik olarak bir Ethereum altyapısı üzerinde oluşturulan bu dijital varlıklar, ERC-721 ve ERC-1155 belirteç standartlarına göre oluşturulur. Ethereum altyapısına ek olarak, Eos, Neo ve Tron'un yapımcıları NFT üretimini teşvik etmek için kendi token standartlarını da yayınladılar.

NFT'ler, sanat eserlerinin dijitale uyarlanması ve online olarak satılması mantığıyla oluşturulan bir sanal pazar içeriğidir. Çağımızın gerekliliği olan teknolojinin sanatı da sarması ve sanatın da para birimleri gibi dijital ortamda bulunmasıyla NFT'ler açığa çıkmıştır. NFT, işlevsellik açısından kripto para birimlerine benzer. Ancak kripto para birimlerinin aksine, birbirleriyle değiştirilemezler.

NFT Teorileri

Bir yandan iyice aşinalık kazandığımız kripto para, sanat dünyasında da bir karşılık bulmaya başladı. İşte bu noktada akıllara şu soru geliyor: Bu, bilinçli bir hareket midir? "Kripto” dünyasını, post-modern hayatın bir parçası yapma isteğinin bir karşılığı mıdır bütün bunlar? "Sanatta teknolojik devrim!” denebilecek kadar basit midir? Atılan ilk tweet’in NFT olarak satılması da düşünüldüğünde, bir değer yaratma çabasıdır diyebilir miyiz? Sanat cephesinden bakıldığında, bu değerin ekonomi boyutunun ağırlığı bizi korkutmalı mıdır?

(Jack Dorsey’in ilk tweeti)

Bu son soru üzerinde durmakta yarar var…

NFT’lerin gündemi meşgul etme biçimine dair getirilen eleştirilerden biri, sanat dünyasından çok ekonomi dünyasında konu ediliyor olması. Aslında, bir tescil biçimi için bu son derece doğal bir durumdur. Fakat sorun, kripto sanatın da ekonomide kendine daha çok yer edinmesi. Çünkü çağdaş sanatın çağdaşları olarak bizler, tereddüt etmeden sanat-NFT iş birliğini kabullendik, benimsedik ve hatta yenilerini beklemeye başladık bile. Yani sanat takipçileri açısından ortada bir sorun yok gibi görünüyor. NFT’lere dair tartışmaların çoğu da ekonomistler ve fütürist teorisyenler cephesinde yaşanıyor.

Peki bizim tutumumuz doğru mu? Sorgusuz sualsiz kabul etmek yerinde midir?

Daniel Bell’e göre büyük ideolojiler sona erdi ve perde kapandı. Sanat ve ideolojinin iç içe geçmiş dünyasında, ideolojiyi bu denklemden çıkarırsak sanat temelsiz kalmaz mı? Temelsizlik sanatı darbelere, kitch üretimlere ve gelip geçici heveslere açık hale getirmez mi? Yoksa teknoloji de bu heveslerden biri mi? Donald Kuspit, sanatın içinde bulunduğu dönemle bir bağı olsa da özünde zamansızlığın yattığını söyler. Fakat günümüzdeyse tamamen dönemin bir yansımasına dönüştüğünü dile getirir. Bu sözleri kripto sanat üzerinden yorumlarsak, kalıcı bir atılım olmadığı sonucunu çıkarabilir miyiz?

Dadaistler de sanatın öldüğünü iddia ederler. Zamanla başkaları tarafından da destek gören görüş, sanatın kuru bir ifade biçimine döndüğü fikriyle desteklenir. Clement Greenberg tarafından da belirtildiği üzere; sanat dahil her şey derinlemesine düşünülmeden, kuru bir algıya indirgenmiştir. NFT’lere gelindiğinde durum daha vahim olabilir. Beeple’ın sanatından çok satış bedeli ve satış şekli konuşuluyorsa NFT’lerin sanat dünyasından çok ekonomi dünyasını meşgul etmesine şaşırmamak gerekir. Kaldı ki üst yapı, alt yapının bir yansımasıysa ideolojiler savaşında galip gelen kapitalizm dünyasında sanatın paraya dönüşmesi de kaçınılmaz bir sondur.

Sanatın parayla ilişkisi, Pop sanatla görünür hale geldi. Andy Warhol, bu ilişkiyi hem dile getiren hem de sanatıyla pratiğe döken isim oldu. Aslında onun amacı, iki değeri bir araya getirip bir mega değer elde etmekti ama sanatın maneviyatını öldürdüğü eleştirileri gecikmedi.

NFT ve Sanatta Dijitalleşme

Dijital sanat, NFT'nin doğal ortamı haline geldi çünkü blok zinciri teknolojisinin esnekliği ve yetenekleri, NFT'nin sahipliğini güvence altına aldı. Böylelikle dijital sanatçılar en çok kullanılan ve kabul edilen topluluğu oluşturdu.

Mike Winkelmann'ın Beeple olarak da bilinen dijital sanat eseri "Everydays - The First 5000 Days" 2021'de 69.3 milyon dolara satıldı. "Crossroad" adlı bir başka Beeple parçası da Nifty Gateway'de 6.6 milyon dolara satıldı. Çalışma, Donald Trump'ın önünden geçen hareketli yayaların 10 saniyelik bir videosu idi. Bununla birlikte; Nifty Gateway, dijital sanat için çevrimiçi bir kripto para piyasasını oluşturmuş oldu.

NFT Kullanım Alanları

NFT, kullanım alanı her geçen gün büyüyen sanal bir piyasaya sahiptir. Kart koleksiyonu gibi sanal piyasada absürt olabilecek ürünler bile satılmakta ve hatta çok büyük ücretler ödenmektedir. Örnek vermek gerekirse, NBA Top Shot platformunda bulunan bir Lebron James smaç kartı sanal ortamda NFT olarak geçmekte ve 208.000 dolar gibi devasa br ücretle satılabilmektedir.

Oyunlar

NFT, oyunun her bölümünde oyun içi kaynakları göstermekte için de kullanılabilir. Bu, oyun içi varlıkları satmak ve pazarlamak için benzersiz bir fırsat sunar. NFT'ler, oyun geliştiricinin izni olmadan ve bürokrasiye ihtiyaç duymadan oyun içi varlıkların dış pazarlarda alınması ve satılmasına izin verdiği için elbette kullanıcı tarafından kontrol edilen parçalarda bu alım yapılabilir.

Müzik

Popüler müzik grupları ve solo sanatçılar da günümüzde eserlerini NFT olarak çıkarmaya başlamışlardır. Kings of Leon gibi rock gurpları ve Lil Pump buna örnek olmaktadırlar.

Sinema ve Spor Dalları

Sinema içerikleri ve spordaki hem ürünler hem de sponsorluklar gibi önemli detaylar yavaş yavaş NFT sistemine geçiş yapmaktadırlar.

NFT'nin Olası Çevresel Zararları

NFT satışlarını ve satın alımlarını içeren blok zinciri işlemlerini düzenlemek ve doğrulamak için kanıt gereklidir. Bu, büyük miktarda sera gazı salan büyük miktarda elektrik tüketir. Örneğin herkesin bildiği NFT Nyan Cat'i ele alalım. Bu, bir Avrupa vatandaşının iki aylık elektrik tüketimine karşılık gelen bir karbon ayak izi ile sonuçlandı.

Elektrik tüketimi ile ilgili bilgilerin artması çok ciddi bir tartışmayı ve düzenleme talebini ateşledi. Bu nedenle, bazı NFT pazarları sürdürülebilir uygulamalara bağlılıklarını açıkladılar. Bazı durumlarda, alıcılara ödeme sırasında karbon denkleştirme programlarına katkıda bulunma fırsatı sunacaktır. Bu nedenle NFT marketlerinden çekildiğini açıklayan sanatçılar da var. Önemli bir gelişme görmediklerini ve karbondioksit salınımı ile küresel ısınmayı hızlandırmak istemediklerini belirttiler.

Son dönemlerde NFT'lerden kaynaklanan karbon salınımını ve elektrik tüketimini azaltmaya yönelik bazı çalışmaların yapıldığı duyurulmuştur. Bu da en azından sanatsal dijitalleşmedeki kötü yönlerin kaybolmasına neden olacak ve hem NFT satın alan sanatseverler hem de NFT üreten sanatçılar için rahatlatıcı olacaktır. Bununla beraber, çalışmalardan bağımsız olarak NFT için gerekli salınımı azaltmayı başarmak da mümkün.

Ardı sıra birçok soruyu getiren NFT’ler o kadar da günahkâr değil. Yaratıcılığı beslediği kesin. Ayrıca, sadece dijital sanat eserleri için değil, fiziki işlerin tescilinde de kullanılabilir. Bu da sanat eserlerinin dolaşımında bir garanti mekanizması sağlayabilir. Yani NFT karışık, taze, çok yönlü bir alan. Kaybolup giderse de köklenip yeşerirse de şaşırmamak gerekir.

Yazan: Zeynep Dikmen