Işığın Ustası: Caravaggio’nun Çağdaş Seramik Sanatına Etkileri

Başak U. Hürer
Artopol Sanat Danışmanı

kertenkele tarafından ısırılan çocuk

Eser 1: Caravaggio (1593-94), "kertenkele tarafından ısırılan çocuk", Floransa, National Gallery

Barok dehası olarak anılan önemli bir sanatçıdan bahsedelim tabii ki Michelangelo Merisi da Caravaggio!

Tenebrizm olarak adlandırdığımız ışık-gölge karşıtlığıyla resme dramatik bir anlam katan Caravaggio, resimlerini yaparken gece ışığından beslenir. Tepeden ışık alan karanlık bir ortamda eserlerini meydana getirir. Caravaggio hikâyenin an can alıcı anını resmetmesiyle ünlüdür. İdealize edilmiş figürler yerine doğal, halktan kişileri resmeder.

Barok Dönemi Genel Özellikleri

Barok dönemi on yedinci yüzyıl maniyerizm ile rokoko arasındaki dönemdir. Portekizce “barocco” olarak ifade edilen bu kelime düzensiz incilere verilen bir addır. Fazla süslü ve şatafatlı olması nedeniyle Fransa’da klasik sanata uymayan anlamındadır. Coşkunun ve hareketin üslubudur! Oval hareketler hakimdir. Bu nedenle “s” ve “c” kıvrımı çok yoğundur. Işık-gölge çok yoğundur; buna bağlı olarak sanatçılar vücut adalelerine önem verir ve damarlara kadar vücudun tüm ayrıntılarını gösterir ki durağan anıtsal insanların aksine ifadeleriyle konuşan insanlar resmedilsin.

Caravaggio’nun Medusa’sı

Medusa Floransa, Uffizi Gallery

Eser 2: Caravaggio (1597), "Medusa" Floransa, Uffizi Gallery

Kardinalin siparişi üzerine yapılan bu eser, dış bükey yüzey üzerine resmedilir. Medusa’yı resmederken Caravaggio kendi yüzünü model olarak alır. Arka planı karanlık bırakır tüm ışığı yüzüne vurdurur. Bu şekilde dramatizm daha yoğun uygulanıp izleyiciyi etkilemek esas alınmıştır.

Medusa eserinin mitolojisine değinmek gerekirse; güzeller güzeli Gorgon kardeşlerden biri olan ve en önemlisi ölümlü olan Medusa, Posedion ile birlikte olur. Bunu öğrenen Athena öfkelenir ve Medusa’yı güzelliğiyle cezalandırır. Medusa’nın saçının her teli yılana döner. Baktığı gözleri taşa çeviren bu bahtsız kadının çilesi bitmez, bu sefer de öldürülmesi istenir. Bu görevi gerçekleştirmesi için insanların kahramanı olan Perseus seçilir.

Medusa eser detayı

Eser 3: Medusa eser detayı

Athena, Perseus‘a “..Asla o canavarın gözlerine bakma, taş kesilirsin. Orağını hazır et ardından geri geri gelerek onun başını kes!” diye öğüt verir. Caravaggio ise Medusa’nın kendi yansımasıyla yüzleştiği o kalkanı anımsatmak adına resmi dış bükey 60x55 cm ebatlarında ahşap bir panel üzerine yapar.

Korktuğu şey kendi yansıması!
Caravaggio’nun Medusa’sının ifadesinde sanılanın aksine hiddet yoktur. Şaşkınlık vardır! Perseus’un kalkanından kendi yansımasını gören Medusa, neye dönüştüğünü görünce şok olur. Tam o anda Perseus, Medusanın kafasını keser. Caravaggio ise kendi yansımasından korkup, şaşkınlığa uğrayan bu kadının ifadesini odak noktasına koyar. Tuval de kalkanın kendisi şeklindedir.

Hülya Sözer Kimdir?

Medusa eser detayı

1986 yılında İstanbul’da doğan sanatçı, 2010 yılında Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik bölümünden mezun olur. Aynı yıl ilk kişisel sergisini açar ve hemen ardından yurt içinde ve yurt dışında karma sergilere, fuarlara ve sempozyumlara katılır. Pek çok projede yer alan sanatçı, 2014 – 2015 yılları arasında Gizem Frit Seramik yarışmasında mansiyon ödülünü kazanır. Şu anda sanatçımız Beyoğlu’ndaki atölyesinde hem seramik dersleri vermekte hem de sanatsal faaliyetlerini sürdürmektedir.

Hissettiği Duyguyu Tam Anlamıyla Veren Seramik Heykeller

Seramik, eski çağlardan günümüze uzanan ve çoğunlukla günlük hayatımızın içerisinde yer alan bir malzemedir. Ana malzemesi toprak olan seramik, doğa ile bağlantısından dolayı da oldukça sevilir. İnsanlığın belli bir evresinde günlük yaşamında da yer edinmiş olan seramik günümüze kadar durmaksızın kullanılmıştır. Geçmişe dönüp baktığımızda bu malzemenin süs eşyası olarak kullanıldığını ya da mutfağın dışında mimari ögeler, dini idoller ve tabletlerde, kısacası karşılaşılabilecek her tür objede seramik!

İfade Serisi, İstanbul Artopol Sanat Galerisi

Eser 4: Hülya Sözer (2021-2022) İfade Serisi, İstanbul Artopol Sanat Galerisi.

Eseri incelemek için tıklayın.

Peki ya sanat? Modern dünyanın bir getirisi de seramik sanatına büyük bir gelişim kazandırması olmuştur. Seramik sanatı, işlevselliğinin yanı sıra artistik olarak önemli bir yer edinir. Fonksiyonel olarak üretilen seramik, figüratif heykel sanatının da başlıca bir getirisi konumundadır.

Seramiğin her halini sanata dönüştüren Hülya Sözer, günümüzde figüratif heykel sanatının önemli isimlerinden birisidir.

Bir anın içerisinde hissedilen duygunun en üst noktasının sanatla buluşması dediğimizde aklımıza en başta Hülya Sözer’in “ifade serisi” gelir. Sanatçı seramik malzeme duvar heykellerini, tıpkı İtalyan Barok Dönemi ünlü sanatçısı Caravaggio gibi, idealize edilmemiş, hissettiği duyguyu tam anlamıyla veren seramik heykeller yapar.

Bu sefer karanlık bir fon, sanatçının kendi siyah çerçeveleri olur. Vurgunun verildiği ışık ise ifadenin kendisi haline gelmiş seramik heykel figürler olur! Sinirden gözleri kanlanmış bir figür, dinlediği bir müzik ile yaşadığı hazzı son derece yansıtan bir figür ya da şaşkınlıktan dudağı uçuklayan bir figür…

Sözer, sembol olarak “Kadın”ı kullanır. Kadın yüzlerini ve ifadelerini seramik heykellerinde yaşatır. Kendisini ifadeci olarak tanımlayan sanatçı duygularını çok yoğun yaşayan kadınların ifadelerini yansıtır. İşin güzel tarafı hissettikleri duygularla hayat bulan bu kadınların ifadeleri hiçbir zaman bitmez! Çünkü her insan yaşadığı duyguyu başka bir şekilde ifade eder.